Aşağıdaki Sıfırlama seçeneğine tıklayarak size özel oluşturulmuş ana sayfayı değiştirebilirsiniz.

Sıfırla

Amerika’ya adını bırakan kız ve öğrettikleri… Amber

Sıcak ve aydınlık bir 16 haziran günüydü(1996). Küçük bir kız Arlington(Teksas)’taki evinin önünde bisiklete biniyordu. Dünyadan haberi olmadan, hayatı sorgulamadan, hayatın zorluklarıyla yüzleşmeden yalnızca bisiklete biniyordu. Kızın yanına bir araba yaklaştı. Arabadan inen kişi kızı zorla arabaya götürmek için çekiştirmeye başladı. Kız kendisini arabaya çekmek isteyen adama karşı koymaya çalışıyordu ama küçük elleri ve korkmuş gözleri ile bunu yapması mümkün değildi. Yapabileceği tek şeyi yaptı ve çığlık atmaya başladı. Çevreden çığlıkları duyan komşular sesin geldiği yere doğru koştu ama maalesef çok geçti.

Bu tüyleri diken diken eden olayın ardından Arlington polis departmanı ve FBI çevrede detaylı bir arama başlattı. Lokal radyo ve televizyon kanalları bu konuda uyarılar yayınlıyor, insanlar çevrelerinde küçük kızın görüntüsüne uyan birini görebilmek için çevrelerindeki çocuklara bakıyordu ama yine de küçük kız çocuğu ortada yoktu.

Tam 4 gün sonra küçük Amber bulundu. Bir kanalizasyon çukurundaydı ve boğazı kesilmiş  şekilde öldürülmüştü. Faili meçhul bir cinayete kurban giden Amber Hagerman sadece 9 yaşındaydı ve onu kurtarabilecek bir uyarı sistemi olmadığından kimse bu insanlık dışı olaya müdahale edememişti.

Bu kan donduran hikaye ile başlayan tartışmalar çocuk kaçırılma ve istismarı konusunda Amerika’nın ne kadar savunması olduğunu gösterdi. Olay sonrasında Dallas’taki radyoları arayan vatandaşlar eyalet içinde yaşanan bu gibi kaçırılma olaylarının belirli aralıklarda  dinleyiciler ile paylaşılmasını önerdiler. Bu konuda başlayan girişimler resmi olarak Temmuz 1997‘de “Amber Plan” adıyla başladı. Öncelikle Dallas ve çevresinde uygulanan plan 8 çocuğun hayatını kurtarmasıyla büyük bir ses getirdi ve ülke çapındaki diğer eyaletlerde de uygulamaya geçirildi.

İşte tam bu noktaya geldiğimizde bu yazının sadece bir bilinçlendirme yazısı olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak ben işin bundan sonraki kısmında bu konuda internet ve sosyal medyanın nasıl bir katkıda bulunduğundan bahsetmek istiyorum.
“Amber Plan” başarılı bir proje olarak Amerika’nın tüm eyaletlerinde uygulanmaya başlandığı 1997′den bu yana dijital dünyadaki gelişmeler, iletişimin kolaylaşması, sosyal medya iletişiminin artması ve bireylerin fikirlerini özgürce ifade edebilmeleri bu projeye yeni bölümler eklenmesini de beraberinde getirdi.Geçtiğimiz yıllarda adı “Amber Alert” olarak değiştiren proje de bu dünyaya uyum sağlamalıydı.

Geçtiğimiz aylarda Amber Alert yöneticileri önemli bir girişimde bulundular ve kullanıcıların en yoğun olduğu Sosyal medya platformu olan Facebook üzerinde aktif bir değişim yaptılar. Tüm sistemin http://www.facebook.com/AMBERalert isimli adresten yürütüldüğü AMBER Alert, kullanıcıların yaşadıkları eyaleti seçmeleri ve o eyaletteki kaçırılma, çocuk istismarı vb. gibi konularda yayınlanan duyuruları görmelerini sağlıyor. 2010 yılı verilerine göre bu sistem sayesinde toplam 532 çocuk sağlıklı olarak kurtarıldı. Bu kurtarma olaylarından 120 tanesi ülke çapında, 53 tanesi eyalet bazında, 29 tanesi bölgesel ve 38 tanesi ise lokal aramalar ile bulundu. Ülkenin her yerinde başarılı bir şekilde yürütülen bu proje, hem reel hayatımızda hem de sosyal medyada yapılan ortak çalışmalara önemli bir örnek oluşturuyor.

Ülkemizde de aktif olarak yürütülen bir çok sivil toplum hareketine bu çalışmanın örnek olacağını düşünüyorum. Unutmamalıyız ki bu ve bunun gibi olaylar bizim de başımıza gelebilir. Sosyal medyada bu konuda kurulacak gruplar, açılacak sayfalar, kullanıcıların bu ve bunun gibi konularda göstereceği duyarlılıklar ülkemizde de Amber ve onun gibi çocukların bulunmasından hastanelerde kan ve organ nakli bekleyen hastalara kadar bir çok konuda güzel gelişmelerin olmasını sağlayacaktır.

İlgili Haberler

  1. Kokteylin adını sen koy, tatili sen kap