30 yaşıma girmeme 20 gün kaldı kalmadı ama içimdeki hesaplaşma hiç bitmedi. Babalar günü var önümde ve ben içimdeki babamla halen hesaplaşamadığımı gördüğümden artık bunu yapmalıyım dedim… 30 Yaşına giriyorum baba haberin var mı? Bu pazar babalar günü ve sen yine olmayacaksın! Daha önce olmadıkların gibi!  

Ben kaç kez sevdim seni, sen beni kaç kez? Birbirimizden kaç kez ayrıldık, kaç kere yeniden birbirimize döndük sayısını unuttum. Ama her seferinde seni bırakıp gitmek, uzaklarda kokunu içime çekememek, dokunamamak sana, o öpülesi gerdanına yaslayamamak boynumu beni kahretti ve geri döndüm her seferinde biliyorsun.  

Bazen öyle zamanlar oluyor ki, bir insan, bir gülüş, bir dokunuş hayataınızda büyük gülücükler yatabiliyor. Bende bugünlerde yaratıyor hatta! Sevmediğinizi sandığınız birşeyin bile aslında güzel olduğunu farkedebiliyorsunuz. Aşk denilen şeyin nelerin içinden çıkabileceğini bilemiyorsunuz. Sizi siz yapan şeylerin aslında o kadar da büyük şeyler olmadığını, küçük mucizelerin neleri başarabildiğini görmeniz mutlu edebiliyor.  

4 yılı geçmiş bir süredir internetle haşır neşir olan biri olarak son dönemde canımı en çok sıkan şeyden bahsedeceğim. İnsanların kendini bilmemeleri ve dünyaya salak izler bırakmaları bugünkü konu başlığım. Sosyal ağlara baktığımda artık paylaşımdan çok arkadan konuşma, birbirini aldatma, kalitesiz içerik ve gereksiz atışmalar görüyorum. Bu mudur acaba sosyal ağların özü?  

Her zaman güzel şeyler yazmak zorunda değilim ya, bugünde sana özürlerimi getirdim. Belirli bir süredir ruh halim, moralim, iç dünyam vs. şeylerim karışmış durumda. O bakımdan size beklediğiniz gibi bir performans sergileyemedim sanırım. Geçtiğimiz 1 haftada işler, dertler, problemler, ezilmeler ve diğer şeylerle geçti aslında ama sanırım sonucu bir yere varacak.  

Son günlerde sosyal medyada yapılan kampanyaları ve içerklerini takip edebiliyor musunuz? Kampanyaların artışta olduğu bugünlerde bende size bir markanın kampanyasını ve sonrasında yaşananları paylaşmak istiyorum. Eminim benim az sonra anlatacaklarımı bilmeyenler hemen “Yahu başımızı şişirdin 1 haftadır zaten neyi anlatacaksın” diyecekler ama ne olur yazımın sonuna kadar sabredin…  

Uzun yıllar önce bir casting şirketindeyken onunla tanışma fırsatı yakaladım. İlk tanıştığımda İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesinde okuyordu. İlk telefon konuşmamı yaptığım gün aklıma geldiğinde bile halen gülerim. Çünkü kendisi reklam oyunculuğu işini bırakmış, okuldaki sınavları için deli gibi çalışan ve artık son senesi olmasından dolayı çapa’da sabahlayan bir adamdı. Aslında İlk büyük reklam kampanyası için aramıştım. Kızıl saçlı Metine işi ve görüşme gününü söylediğimde nazikçe; “Kusura bakmayın Murat Bey ama ben bu işleri bıraktım” dedi. Benim ısrarım sonrasında kendisini aslında görüşmesi bile bitmiş... 

Artık piyasa olarak  biraz olgunlaşsak olmaz mı? İç piyasamız, sektörümüz, eşimiz, dostumuz biraz çevresine baksa olmaz mı? Uzun süredir gözlemlediğim, elimden geldikçe desteklemeye çalıştığım ancak çevremdeki bir sürü kişinin görmediği, görmeye istek bile göstermediği bir durumu yaşıyoruz… Piyasalara baktığımızda bir çok üretici şirket mallarını yurtdışına daha yüksek bütçelerle satma telaşına girmiş. Çünkü adamdaki bakış açısı “Yahu ülkemde malımı 3 liraya satacağıma, gider X ülkeye 6 liraya satarım. 10 numara köşe olurum” şeklinde işliyor. Peki kimse bu ülkenin iç borçlarını, dış borçlarını, GSMH’sını yada... 

Abonem Ol

Beyin Ereksiyonu Hakkında...

Murat K.-Beyin Ereksiyonu Sadece kendi beyninin içinde yaşama! Önemli olan başka beyinlerde de yaşayabilecek işler yapmak.

İletişim: info@beyinereksiyonu.com

Reklamcı, hayalperest, tiyatro oyuncusu, sesi güzel, devletine milletine bağlı, ajans sahibi, bilişim meraklısı, sosyal medyaya malolmuş şahsiyet Reklamcılığa gerçekten aşığım ama sevmediğim işi de yerden yere vururum. Neyse haydi siz gezin biraz...

Ara / Sor / Öğren

Haftanın Videosu

Kardeş Siteler

Reklam